ŞİRK
Kur’anı Kerim de Cenabı Hak şöyle buyuruyor. (İnnallahe la yağfiru enyüşreke bihi veyağfiru madüne zalike limen yeşa) “Allah murat ettiği kulunun her günahını af eder, şirkini af etmez.” Şirk ise iki türlüdür. Birisi aşikar, diğeri de gizli şirktir.
Resulallah Efendimiz de şöyle buyurmuşlardır. “Ben ümmetimin aşikar şirkinden korkmam. Velakin gizli şirklerinden emin değilim.” Nedir bu gizli şirk? Bir kimse bir iş işler ve şu işi ,işledim diye kendine nisbet ederse, bu gizli şirke girer. İş işleyen, namaz kılan bir insan şu işi işledim, namazımı kıldım demesi mi lazımdır? Diyecek, diyecek ama, namaz kılanla iş işleyeni bilecek, bunu bildikten sonra demesi zarar vermez. Fakat bilmeyerek demesi zararlıdır.
Hani her zaman okuyorsunuz (La havle vela kuvvete illa billah) Dilin bunu söyledi, kalbinde tasdik etti mi?Sözde dedin ki: Yarabbi kuvvet ve kudret senindir. Şu halde namazı sen Allah’ın kuvvet ve kudretiyle kıldığın halde, keza işi de onun kuvvetiyle işlediğin halde, namazı ben kıldım, işi ben işledim diyorsun. İşte bunlar bilinmeyen görünmeyen şirklerdir. Peki bizi bu şirklerden kurtaracak nedir? Bizi bu şirklerden kurtaracak tevhiddir. İşte bunun için Resulallah Efendimiz, ibadetten garaz Allah’ı tevhid etmek ve Allah’ı bilmektir demiştir. Böyle allah’ı tevhid ederken yavaş yavaş zaman gelince Rabbımızıda bilmiş olacağız. Kur’anı Kerim’deki vesile ayeti mucibince o vesileyi bulduğunuzda, onun telkini ile görünmeyen şirklerden kurtulup kendimizi bilmiş olacağız. Yoksa vesileyi bulmadan şirkten kurtulmak mümkün değildir.
Böyle olursa kişinin ameli, ameli salih olur. (Sümme radednahu esfele safilin) buradan çıkmak için (İllellezine amenu ve amilussalihat) gerekli amellerin salih olabilmesi için yapmış olduğun işten Allah’ı razı edeceksin. Senin işlediğin iş, Allah’ın rızasına uygun gelecek. Peki işlediğin iş ne zaman Allah’ın rızasına uygun gelir? Ne zaman (La havle vela kuvvete illa billah) ı anlayacaksın, işte o zaman işleri işleyenin Allah olduğunu anlamış olacaksın. O zaman Allah kendi işinden razı olur. Ayeti kerimede buyuruluyor. (La yüs’elu amma yefalvehum yus’elun) “Allah işlediğinden sorulmaz fakat siz sorulursunuz.” Bu vesileyle, siz işlerseniz soulacaksınız. İşi Allah’a bırakın. Çünkü ondan başka İlah olmadığı için, bu işi neden böyle yaptın diye soran olmaz.
Ayeti kerimenin devamında (Felehüm ecrün gayru memnun) Bu güzel imana sahip olan ve ameli salih işleyen kişilere öyle ecirler verilecek ki, memnuniyetlerini ifade edemiyeceklerini kitaplar yazıyor. Cenabı Allah alemi ahirette cennet ehline hitap edecekmiş. “Ey benim emirlerimi dünyada yapan kullarım! Emirlerimi yerine getirdiniz, yasaklarımdan kaçındınız, cenneti kazandınız. Şimdi benden bir dileğiniz var mı? Aman Yarabbi ne dileğimiz olabilir. Bize umduğumuzun üzerinde bağıştan bulunup cenneti bahşettin. Fakat Rabbül Alemin sizin benden isteyecekleriniz daha bazı şeyler “var” diyor.
Bir ulemaya sorduğunuz zaman; endisini isteyin kendi cemalini, diye cevap verir. Onun için bu ecirlerin en büyüğü Cemalullahtır.
Cenabı Allah cümlemizi dünya ve ahirette Cemali İlahisinden mahrum etmesin. (AMİN)
0 yorum yazılmıştır